''DIMEBAG'' DARRELL ABBOTT
''DIMEBAG'' DARRELL ABBOTT
Bu ay Headbang'de bundan 3 yıl kadar önce sahnede bir hain tarafından tabancayla vurularak öldürülen Pantera ve Damageplan gruplarının efsanevi gitaristi Dimebag Darrell Abbott'u anıyouz. Onun hakkında en doğru yorumları onun ve grubu Pantera'nın yolundan tavizsizce yürüyen Ankaralı Blacktooth'un yapacağını düşündük. Onlar da bizi kırmadılar ve yan sayfada okuyacağınız derin duyguları kaleme aldılar.

1990 yılındayız. Judas Priest "Painkiller" albümü ile müthiş bir dönüş yapmış. En sert çalışmalarının turnesinde de her zamankinden sert gruplarla beraberler: Megadeth, Testament, Sepultura, Pantera. Pantera mı? Pantera da kim? Teksaslı bir Glam grubu değil miydi Pantera? İroniktir ki, Judas Priest etkilenimlerinin en belirgin olduğu "Cowboys From Hell" uzunçalarını yayınlamış olan Pantera, idolleriyle birlikte aynı yıl ve turnede beyaz bir sayfa açıyordu. Metal basını ve dinleyicileri nasıl bir cevher keşfettiklerini anlamakta gecikmediler ama daha bir şey görmemişlerdi. 1992'ye geldiğimizde grup daha da sertleşerek "A Vulgar Display Of Power" gibi bir klasik yarattı ki, hem kendileri hem de Metal piyasası için çok şeyi değiştirdi.
O yıllarda 'Diamond'lakabıyla tanıdığımız Darrell Abbott, Pantera'nın karizmatik vokalisti Phil Anselmo'nun gerisinde kalmayan bir gitarist ve sahne müzisyeni olarak hemen dikkatleri çekti. Kardeşi Baterist Vinnie Paul ile grubu kurduklarından beri müzisyenlik konusunda çok yol kat etmişlerdi. Pantera, ilk albümleri "Metal Magic" zamanından o günlere gelene dek bir bütün olarak nasıl geliştiyse, o da kendi enstrümanında derisinden yavaşça sıyrılan bir yılan gibi aşama aşama yukarı tırmandı. Thrash'i Klasik Metal'e en yakın şekilde yorumlayan gitaristlerden biri olarak, Amerikan folk ve Country etkilenimlerini brutal müziğe yansıtmasıyla tamamen kendine has bir tarz oluşturmuştu. "Far Beyond Driven" (1994) ve "The Great Southern Trendkill" (1996) albümleriyle bu tarzı mükemmelleştiren Abbott bugün esas farkını gitar partisyonlarıyla hissettiren "Southern Metal" diye bir tarz mevcut ise, bunun üzerinde en çok hakka ve emeğe sahip kişidir.
Pantera'nın sonunun geldiğinin habercisi olan "Reinventing The Steel"in (2000) ardından yine Vinnie Paul ile oluşturduğu "Pantera yarısı" Damageplan projesinde tek bir albüm kaydedebildi: "New Found Power" (2004). Bir başyapıt değildi belki ama ikinci dönem Pantera'nın en zayıf albümü "RTS"den ileri bir adımdı. Sıfırdan başlayan bir grup için her şey olumlu görünüyordu. Abbott kardeşler bir gecede Pantera'nın statüsüne çıkamayacaklarını biliyorlardı ama yeni grupları ve müzikleri onları heyecanlandırıyordu; bir kez daha kendilerini ispatlayacak enerjiye sahiptiler ama ne yazık ki bu fırsat onlardan çalındı.
8 Aralık 2004 gecesi, Damageplan Ohio eyaletinde turnedeyken, Nathan Gale adlı katil, 38 yaşındaki Dimebag'i sahnede çaldığı sırada sıktığı üç kurşunla katletti. Olayda üç kişi daha öldü ve iki kişi de yaralandı. Nathan Gale de Ohio polisince olay yerinde öldürüldü. Gale'in bu cinayeti işlemekteki motivasyonu üzerine çeşitli teoriler üretildiyse de gerçek niyeti asla ortaya çıkmadı. Çok da önemli değil; bizim için önemli olan tek gerçek, yeri doldurulamayacak bir sanatçının kaybı oldu. Doksanlı yıllarda Metal'in ölmediğini ve sert müziğin halen milyonlara hitap ettiğini ispatlayan Pantera'nın beyni Dimebag'i kaybedeli üç yıl geçti. İlk dördünü haklı sebeplerle sahiplenmese de, kaydettiği dokuz* stüdyo albümünden beşiyle Metal dünyasında taze bir ekol yaratmış muhteşem bir gitarist idi. Grubuna o kadar güveniyordu ki, daha Pantera'nın geleceği belirsiz iken, o yıllarda sayısız gitaristin uğruna cinayet işleyebileceği Megadeth'e katılma teklifini düşünmeden reddetti. Kısa sayılabilecek kariyerinde hem ticari hem de sanatsal olarak zirvedeydi; dünyanın en büyük gruplarıyla birlikte çaldı, milyonlarca izleyicinin karşısında bir gitar ve bir çok pedal ile mucizeler yarattı. Bu sayfalarda yer verdiğimiz her "ölü" gibi o da yeteneği sayesinde Azrail ile alay ediyor. Geçmişine hiç ihanet etmemiş bir müzik tarzının saflarında yer aldığından asla gerçekten ölmeyecek.
*Yan projeleri ve konuk müzisyen olduğu albümleri saymadan

MERHUMU NASIL BİLİRDİNİZ?

Pantera'nın Türkiye şubesi olarak nitelendirebileceğimiz Ankaralı grup Blacktooth'un elemanları kendilerini derinden etkileyen Dimebag Darrell hakkında birkaç kelam ettiler.

Orcan Kolankaya (Black Tooth gitaristi)
Dimebag'i aslında dinlemekten çok seyretmek çok daha anlamlı bence. Onu ilk izlediğinizde etki alanına girersiniz. Gitarı, gitarı tutuşu, tekniği ve sahne duruşu diğerlerinden oldukça farklıdır. Gözünüzü ayırmak istemezsiniz. Hakimiyet, yaşam tarzı söz konusu olur. Riffler sizin kafanızda dolaşırken bir şeyler hissetmeye başlarsınız. Motivasyon ve canlılık... Bunları yaşamak, hissetmek istersiniz. Yaşamaya başladığınızda ise bırakmazsınız. Dimebag'in vereceği daha çok şey vardı. Bazen neler kaçırdığımızı düşünürüz hep. Ondan öğrendiğimiz, caka sattıracak çok teknik var. Güzel yanı ise onun bunları herkesle paylaşıyor olmasıydı. Home videoları izleyenler bilirler ve mutlaka merak etmişlerdir: Bu adam acaba hiç birisi ile kavgalı oldu mu diye? Sadece yapmak istediğini yapmak isteyenlere bir mesaj... Youtube'u açın ve Dimebag yazın, pişman olmayacaksınız...
Deniz Karadoğan (Black Tooth basçısı)
Dimebag... Sahneye çıktığımda hissettiğim özgürlüğün, yaşamanın ve Blacktooth'un adıdır. Bir ömrü kendi gibi değişmeyen, öldüğünde bile yanında olan son notalarını bastığı gitarına ve dostluğa adamış unutulmayacak bir isimdir... Dime sınırları ve kuralları olmayan bir dünyanın vücuduna çizilmiş, hiçbir zaman silinmeyecek. O dünya yok olana kadar onunla yaşayacak bir dövmedir. Şimdi o dövme benim vücudumda... Her Blacktooth onun şerefine artık...
Onur Karakurt (Black Tooth gitaristi)
Yaklaşık 12 sene önce, Arabistan'da aile dostlarımızı ziyarete gittiğimizde kucağıma ilk atılan gitar, balık kuyruğu kafalı, kollu bacaklı bir gitardı; bir Amerikan yapımı Washburn Dime3! Hayretler içinde gitarı incelerken, Murat abim duvardaki kocaman postere işaret edip "bak işte bu adamın gitarı var şu an kucağında'' diyip pembe sakallı, omzunda gitarıyla, jilet kolye takmış uzun afro saçlı adamı göstermişti. Evden çıkarken kolumun altına 1990 yapımı "Cowboys From Hell" kasedi sıkıştırıp yollamıştı, işte o günlerde başlayan bu hastalık sayesinde, gerek yaptıkları ayrı tarz müzik ile, gerek yarattıkları o 'ruh' sayesinde resmen bugünkü kişiliğim ve zevklerim belirlendi. Bunca senedir nerdeyse her gün dinleyip, hiç sıkılmadığım kendine has tarzını bizlere ifade edebileceği daha çok zamanı olmasını ve o inanılmaz neşeli kişiliğini simgeleyen home videolarının tonlarcasını izlemeyi çok isterdim. Black Tooth ile müziksel bütün çabam şu an hayatta olmayan Murat abim ve Darrell 'Dimebag' Abbott içindir. Umarım beğeniyorlardır...
Tuna Vural (Black Tooth vokalisti)
Öncelikle durup biraz düşünmek gerekiyor, hatta bir şişe Blacktooth ve bir Pantera albümü kökleyip öle düşünmek daha doğru Dimebag başka nasıl anlatılabilir ki??? Onu elbette notalar anlatır sözler değil... Ama haddime olmayarak bir şeyler söylemem gerekirse aklıma gelen ilk şey elbetteki Rita'nın bize attığı o ilk mesajda yazdığı ve benim hiç unutmayacağım bir cümleyi söylemek isterim öncelikle "Ben Black Tooth içmeyi 'Kral'dan öğrendim!". Evet o kuşkusuz Rita'nın da söylediği gibi bir kraldı... Her tuşesi bir kılıç darbesini andıran, kahraman bir kraldı. Belki bazıları için bu yazdıklarımız bir şey ifade etmeyebilir ama Black Tooth için bir yaşam felsefesidir Dimebag, bizim yaşadığımız hayatın içinde kurallara göre hareket etmemiz gereken birer piyon olduğumuzu bize hatırlatan ve bu oyunu oynamaktan artık vazgeçerek olmak istediğimiz gibi yaşamamızı hatırlatan bir kraldı O ve biz çok yakın bir zamanda onun doğduğu topraklarda onun anısına çalacağımız için inanın çok gururluyuz ve eminim ki oraya gittiğimiz zaman onu çok çok daha iyi anlayabileceğiz... Forever Dime ( R. I. P)

7 yıldır BLUE JEAN'in okuyucularına ücretsiz olarak sunduğu ve Türkiye'nin en çok okunan rock & metal dergisi olan HEADBANG artık ayrı bir dergi olarak çıkıyor! 2 ayda bir yayımlanan derginin Kasım-Aralık 2014 sayısı bayilerde!
Hesabım
Arama
Maillist
Kullanıcı:
Şifre:
Hesabım
Arama
Maillist

 
Hesabım
Arama
Maillist
GÖZYAŞLARIMIZI BİTTİ Mİ SANDIN?
Acı çekmenin, hayatın anlamlarından biri olabileceğini düşündünüz mü hiç? Kayıp cennetin dahi çocukları, yeni albümleri ''Faith Divides Us - Death Unites Us'' ile kalbimizi parçalamaya devam ediyor.
''HEDEFİM DİNLEYİCİLERİMİ HARİKA BİR SEYAHATA ÇIKARMAKTIR''
Gotik metal'in prensesi Liv Kristine, Leaves' Eyes ile türün en iyi örneklerine imza atmaya devam ediyor. Liv'le görüştük...
BÖLÜM 2:
* METAL DÜNYASININ KEPAZE OLAYLARI TOP 10 Bu derleme yazı için sizden gelen ''bi daha, bi daha'' baskısının önünde fazla direnemedik, yazarlarımız Mert ve Des Mond'u ikna ettik ve 10 kepaze olay daha hazırlattık. İyi okumalar...
BEYAZ PERDEDE ROCK & METAL FİLMLERİ:
* Bölüm 1 Nasıl futbol sadece futbol değilse, rock da sadece rock, heavy metal de sadece heavy metal değildir! Birer müzik türünün ismi olmalarının dışında hayatın her alanına etkide bulunan birer kültürdür rock ve metal. Sanata da yansır etkisi, çizgi romanlara, korku edebiyatına ve tabii ki dünyanın yedinci harikası sinemaya da... Gelin şimdi rock ve heavy metal'in beyazperdedeki izdüşümlerini bir irdeleyelim...
Bütün dosyalar
ANASAYFA | İŞ FIRSATLARI | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | ABONELİK
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.