CHIMAIRA  : Röportaj No:008 |
BU ŞİMDİYE KADARKİ EN SERT, EN YARATICI VE EN ÖZGÜN ALBÜMÜMÜZ!

Sert müziğin son yıllardaki gözde türü metalcore'un yaratıldığı kıta olan Amerika'dan çıkmış, bu türün en iyi gruplarından Chimaira ile yoğun bir şekilde sürdürdükleri Amerika turnesi sırasında gerçekleştirdiğimiz röportajı, grubun yeni albümü ''Ressurrection''ın çıkışı şerefine, grubun DJ'i Chris Spicuzza ile yaptık.

CHIMAIRA
CHIMAIRA
90'lı yılların ortalarından itibaren Amerika'da ortaya çıkan 'yeni metal' arayışları; birçok hırslı, hızlı, öfke dolu ve tamamen agresif bir müzik yapısı ortaya koyan yeni grubu da beraberinde getirdi. Bu yeni nesil, '80'li yıllarda Black Sabbath, Ozzy Osbourne, Motörhead, Iron Maiden, Metallica, Slayer, Megadeth, Anthrax, Overkill ve Annihilator gibi devleri dinleyerek büyüdü ve onlardan öğrendikleri her şeyi kendi müziklerinde harmanlamayı seçti. Yaşadıkları dönem '90'lardı ve bu dönemin sonlarına doğru '80'lerde en büyüleyici dönemini yaşayan metal için artık yeni bir şeyler pek üretilemiyordu. Bu müziğin yaratıldığı iki yerden biri olan Amerika'da genç müzisyenler (Korn ve Deftones önderliğindeki nu-metal akımına kapılmayanlar dışında) Pantera ve Machine Head gibi grupların gitar tonları ile Max Cavalera'nın brutal vokallerine öykünen seslerini birleştirerek girdiler bu işe. Slipknot, Lamb Of God, God Forbid, Trivium, Shadows Fall, As I Lay Dying, Devildriver, Unearth, Killswitch Engage ve Chimaira gibi grupların başını çektiği bu türe Metalcore / New Wave Of American Heavy Metal adı verildi.
Chimaira 1998 yılı sonlarında Clevelend Ohio'da kurulan ve ismini Yunan mitolojisindeki aslan başlı, keçi vücutlu ve ejderha kuyruklu "chimaera" adlı yaratıktan alan bir metalcore grubu. Grup, özellikle ikinci albümü "The Impossibility Of Reason" (2003) ile dikkatleri üzerine çekti. O zamandan beridir de severek dinlediğimiz ve takip ettiğimiz gruplar arasındadır kendileri. Ardından çıkardığı "Chimaira" ve son olarak da geçtiğimiz ay yayınlanan "Resurrection" adlı albüm ile yoluna emin adımlarla devam eden gruptan Chris'e yönelttiğimiz sorular ve yanıtları için buyrun:

Selam Chris, nasıl gidiyor?
Selam Sadi! Şu sıralarda Killswitch Engage ve Dragonforce grupları ile yoğun bir turnedeyiz. Bir aydan fazla oldu başlayalı ve sanırım bir bu kadar gün daha çalacağız.
Yeni albümünüz "Resurrection"a gelen ilk tepkilerden bahseder misin? Size kadar ulaşan yorumlar genelde ne yönde ve bu yorumları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Şimdiye dek her şey genellikle oldukça pozitif yönde. Hayranlarımız ise içine girdiğimiz gelişimin farkında ve oldukça mutlular.
Roadrunner Records ile yollarınızı ayırdıktan sonra Amerika ve Avrupa'da farklı firmalar ile çalışmaya karar verdiniz. Size iki kıtada farklı firmalar ile çalışmayı düşündüren şey neydi ve "Resurrection" adlı albümünüzde bunun ne gibi faydalarını gördünüz?
Her iki kıtanın en iyi şirketleriyle çalışmak asıl amacımızdı. Ferret bizi Amerika'da gayet iyi temsil ediyor, Nuclear Blast'ın ise Avrupa'da da tanınmamız için elinden geleni yaptığına eminiz. İki şirkete bağlı çalışınca hem maddi olarak, hem de daha pek çok farklı konuda işler daha pozitif ilerliyor bizim adımıza. İki şirketimizden de gayet memnunuz.
Bir önceki albümünüz "Chimara"da Kevin Talley baget sallamıştı fakat ardından kısa bir süre sonra orijinal davulcunuz Andols Herrick gruba geri döndü. Bu değişikliğin sebebi neydi?
Kevin çok yetenekli bir genç olmasına rağmen, grup adına pek de düşündüğümüz gibi yürümedi işler. Karakter çatışmalarının ortasında buluverdik kendimizi ve maalesef sonuç ayrılık oldu. Andols'un kendini toparlaması için iki yıllık araya ihtiyacı vardı. Sonunda o da, bu grupta çalmaktan daha iyi birşey yapamayacağını anladı. Kendi adımızla yayınladığımız albüm sırasında grupta olması gereken kimya bir türlü ortaya çıkamamıştı, albüm yazma aşaması "Resurrection"ın şartlarıyla karşılaştırılınca tamamen zıt şekilde gerçekleşmişti. Andols'un dönüşünün etkisi ve kimyanın geri kazanılışı bu albümde kesinlikle hissediliyor.
Yazının devamını okumak için abone olmanız gerekir. BlueJean-Headbang Dergilerindeki şifre ile abone olabilirsiniz.

Giriş yap
Kullanıcı adı:
Şifre:
Üye olmak için tıklayınız ↓

7 yıldır BLUE JEAN'in okuyucularına ücretsiz olarak sunduğu ve Türkiye'nin en çok okunan rock & metal dergisi olan HEADBANG artık ayrı bir dergi olarak çıkıyor! 2 ayda bir yayımlanan derginin Kasım-Aralık 2014 sayısı bayilerde!
Hesabım
Arama
Maillist
Kullanıcı:
Şifre:
Hesabım
Arama
Maillist

 
Hesabım
Arama
Maillist
GÖZYAŞLARIMIZI BİTTİ Mİ SANDIN?
Acı çekmenin, hayatın anlamlarından biri olabileceğini düşündünüz mü hiç? Kayıp cennetin dahi çocukları, yeni albümleri ''Faith Divides Us - Death Unites Us'' ile kalbimizi parçalamaya devam ediyor.
''HEDEFİM DİNLEYİCİLERİMİ HARİKA BİR SEYAHATA ÇIKARMAKTIR''
Gotik metal'in prensesi Liv Kristine, Leaves' Eyes ile türün en iyi örneklerine imza atmaya devam ediyor. Liv'le görüştük...
BÖLÜM 2:
* METAL DÜNYASININ KEPAZE OLAYLARI TOP 10 Bu derleme yazı için sizden gelen ''bi daha, bi daha'' baskısının önünde fazla direnemedik, yazarlarımız Mert ve Des Mond'u ikna ettik ve 10 kepaze olay daha hazırlattık. İyi okumalar...
BEYAZ PERDEDE ROCK & METAL FİLMLERİ:
* Bölüm 1 Nasıl futbol sadece futbol değilse, rock da sadece rock, heavy metal de sadece heavy metal değildir! Birer müzik türünün ismi olmalarının dışında hayatın her alanına etkide bulunan birer kültürdür rock ve metal. Sanata da yansır etkisi, çizgi romanlara, korku edebiyatına ve tabii ki dünyanın yedinci harikası sinemaya da... Gelin şimdi rock ve heavy metal'in beyazperdedeki izdüşümlerini bir irdeleyelim...
Bütün dosyalar
ANASAYFA | İŞ FIRSATLARI | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | ABONELİK
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.