BUMBLEFOOT  : Röportaj No:119 | 21
''CHINESE DEMOCRACY TÜRÜNÜN TEK ÖRNEĞİ''

Guns N' Roses gitaristi Bumblefoot günümüz gitar müziğinin en önemli ve en çılgın isimlerinden biri. Aralarında CNN Türk'ün de bulunduğu bir sürü TV'nin programlarına ve bilgisayar oyunlarına müzik yapan Ron Thal'le, nam-ı diğer Bumblefoot'la yedinci solo albümü ''Abnormal'' ve GNR başyapıtı ''Chinese Democracy'' hakkında yazıştık.

BUMBLEFOOT
BUMBLEFOOT

"Chinese Democracy"e girmeden evvel yeni solo albümün "Abnormal"ı konuşalım. Bir önceki albümün "Normal"ın devamı gibi görünüyor. Biraz anlatır mısın?
"Normal"da çılgınlığın kenarında duran ve ilaç alarak "normal" olmaya çalışan, kendiyle barışık olmaya gayret eden bir müzisyenin hikayesini anlatmıştım. Bu tedavinin yan etkisi olarak yaratıcılığını ve müzik yazma becerisini kaybediyordu. Sonunda iki yol arasında kararsız kalıyordu, ya ilaç almaya devam ederek yaratıcı dışavurumunu kaybedecekti, ya da ilaçları keserek çok sevdiği müziği çalmaya devam edecek ama kendi kişisel cehennemine düşme riskiyle karşı karşıya kalacaktı. Bu benim birkaç yıl önce karşılaştığım bir durumdu, benim gerçek hikayemdi. "Abnormal" o safhanın bir devamı, yeni bir bölüm, Guns N' Roses ile geçen iki yıllık turnede olanlar, hayatımda olup biten diğer şeyler yeni şarkıları oluşturdu.
Kapanış şarkısı 'Dash' hayat hakkındaki sözleri ile dikkat çekiyor. Bu şarkı nasıl çıktı?
Yakın bir akrabam ben turnedeyken vefat etti ve onun cenazesine gidemedim. Hayatımızın, aslında mezar taşımıza kazılan tarihler arasında yaşananlardan ibaret olduğunu düşündüm. O iki tarih arasına konan 'Dash' (Türkçesi; "tire") tüm hayatımızı anlatıyor. Aslında her şeyimiz o iken, bizim onu sadece tarihleri ayıran bir çizgi olarak görmemiz ne kadar komik.
Albümlerin aşırı varyasyonlu. Hard rock, metal, punk, country, spaghetti western, rockabilly, jazz, gitar sihirbazlığı, hip-hop, Queen, Beatles, Sex Pistols hepsi bir arada... Şu ana kadar çalmadığını veya hiçbir zaman çalmayacağın bir müzik türü var mı?
Haha, hepsi nihayetinde farklı kıyafetler giydirdiğimiz ses dalgaları. Ben deney yapmayı ve genellikle birlikte göremediğiniz şeyleri birbirine karıştırmayı seviyorum. Operayla punk'ı birleştirmek gibi. Sizi bir yolculuğa çıkaran ve hiç beklemediğiniz yerlere götüren şarkıları seviyorum.
Gitar camiasında çok iyi tanınmanıza karşın ana akımda şöhretli biri değilsiniz. Guns N' Roses tecrübesiyle birlikte bu değişti mi? GNR fan'larından Bumblefoot fan'ına dönüştürdüğünüz oldu mu?
GNR'da çalmak beni çok daha fazla insanın radarına soktu, o kesin. "Abnormal" albümümle ve önceki albümlerimle ilgilenen GNR fanları oldu. Gençler Youtube'a 'Guitars Suck' isimli şarkımı "Guitar Hero"da çaldıkları videoları ekliyorlar. Ve gerçekten çok iyiler! "Guitar Hero"da benim albümde bastığımdan daha fazla notaya basıyorlar, haha! Gitar camiasında GNR'den önce de tanınıyordum. Avrupa'da geçtiğimiz 10 yıl boyunca turnelere çıktım. Takipçilerimden bazıları ben katıldıktan sonra GNR'ye daha çok ilgi duyduklarını söylediler ki bu çok gurur verici bir şey.
Bazı fanların senin deneysel stilinin GNR içinde pasifize edileceğini söylüyordu. Sence "Chinese Democracy"e kendi yaratıcılığının ne kadarını ekleyebildin?
Her şarkıda çaldım. Ritim gitarlarla başladım, yeni rifler ekledim ve şarkıların omurgalarına daha "döküntü" bir his vermek için bazı şeyler ekledim. Daha sonra şarkıların ritim, rif ve sololarına perdesiz gitarımın tınısını ekledim, bunları en net olarak 'Chinese Democracy'nin verse'ünde, 'Shackler's Revenge'in solosunda duyabilirsiniz. 'Catcher In The Rye', 'Riad N' The Bedouins', 'Scraped' gibi şarkılara yeni sololar ekledim. Benim için çok kreatif bir deneyimdi, saat sabah 4'e kadar takılıp farklı fikirlerle deneyler yaptık.
GNR'a katılmadan önce grubun müziği hakkında ne düşünüyordun?
Her zaman hayranlarıydım. GNR şarkıları çalan bir cover grubum vardı ve daha "Appetite For Destruction" yeni çıkmıştı. Beatles'ın da büyük fan'ıydım, onların çok kısa bir süre içinde evrimleşmelerini, 60'ların "doo-wop" tarzından folk şarkılarına, oradan saykedelik deneysel müziğe, oradan sert blues rock'a geçmelerini hayranlıkla izlemiştim. GNR da bu örneğe benziyor. "Illusion" albümlerinde klasik müzik yapısına sahip ve dönüşümlere sahip epik şarkılar yazmaya başladılar. Şimdi bu gelişim noktasına teknolojinin geliştiği bir on sene, değişen grup üyeleri ve 8 kişilik bir kadro daha ekleyin. Beatles'la tek farkı, Beatles sürekli albüm çıkarırdı, bazen yılda iki tane. GNR'da gelişim ise bir kozanın içinde gerçekleşiyor ve kendisini bir anda gösteriyor. Hiçbir albüm "Chinese Democracy"nin geçirdiği yolculuğa nail olamadı, gerçekten de türünün tek örneği.
Axl'ın seni neden seçtiğini biliyor musun? Ve teklifi ilk duyduğunda aklından ne geçti?
Eski albümlerimden "Hermit"teki 'I Can't Play The Blues' yüzünden oldu sanırım. Bumblefoot ismini almadan önce, Ron Thal adı altında 1997'de çıkardığım bir albümdü o. Maalesef şu an baskısı bulunmuyor. 2004'te GNR'dakiler Joe Satriani'ye danışmışlar, o da beni önermiş. Konuşmaya ve planlar yapmaya başladık. 2006 Nisan ayında turdan önce New York'ta provalara başladık. İki hafta takıldık ve yola çıktık. İlk ne düşündüm? Tam hatırlamıyorum ama sanırım "Gerçekten de komik bir isme sahip yeni bir gitarist istiyorlar mı?" olmuştur. Haha!
Senin de daha iyi çalabilmek için Buckethead gibi ritüellerin (Kendini tavuk sanan eski gitarist Buckethead stüdyoya kümes kurmuştu!) var mı?
Hayır elime gitar verin ve sahneye çıkarın yeter.
Chinese Democracy'de en çok gurur duyduğun solo hangisi? (Benim favorim Catcher'daki...)
Ben de 'Catcher'ı çok beğeniyorum, çok melodik bir şarkı, tam üstüne solo çalmalık ve sonunda finale vokale gitarla eşlik etmek harikaydı. Ama kaydettiğim her şeyle ilgili bir sorunum var, bir hafta sonra değiştirebileceğim ya da daha iyi yapabileceğim tonla şeyi duymaya başlıyorum. Bu yüzden kendi albümlerimi dinleyemem, bu yüzden de hiç durmadan kaydetmek-mikslemek sürecine devam ederim.
BUMBLENOTLAR
• Fahir Atakoğlu ile CNN Türk'ün tema müziklerini yaptı. Ayrıca 17 Ağustos depreminden sonra Washington'da depremzedeler yararına düzenlenen Fahir Atakoğlu konserinde çaldı.

• Favori GNR solosu 'Don't Cry'. Konserlerde bu soloyu tek başına perdesiz gitarla çalıyor.

• 2008 bitmeden beş şarkılık akustik bir E.P. çıkaracak. Adı "Barefoot".

• Deneysel ve modern bir gitarist olmasına rağmen "Eski okul metal kafa olmakla gurur duyuyorum" diyor. En sevdiği gruplar arasında Iron Maiden, Manowar, Judas Priest gibi gruplar var.

• Priest'in 'Running Wild'ını coverladı, Youtube'dan izleyebilirsiniz.

Biraz Axl Rose'u anlat bize, gerçekten de medyada anlatıldığı gibi çılgın ego sorunları
olan bir "problem çocuk" mu?
O benim için bir dost, beraber müzik yaparken harika vakit geçiriyoruz. Hiçbir pislik, kötü bir şey yok, işin aslı bu. Kendi hakkımda söyleyebileceğim daha çılgınca şeyler olabilir haha!
Kendi solo turnelerinle GNR turnelerini kıyaslayabilir misin? Guns hala "sex, uyuşturucu, rock'n'roll"dan mı ibaret yoksa sadece rock'n'roll mu?
Bir centilmen asla söylemez... haha! Kendi turnelerimde bir karavana grupla ve ekibimizle sığışırız. Aletlerin üzerinde uyur, kendi amfilerimizi taşırız, ucuz otel odalarını paylaşırız, benzin alırken sandviç yeriz. Arkadaşlarınla yol tribine çıkmış gibisindir, her şey olabilir. Guns'da ise tam tersi, kendi aletlerimi taşımaya kalktığımda ekiptekiler bana kızar! 50-60 kişilik bir ekip var ve hepsi inanılmaz, en iyisi! Sadece inanılmaz müzisyenler de değiller, yirmi saat uykusuz olmalarına karşın kırılan bir pedalı on dakikada tamir edebiliyorlar. Onlara inanılmaz saygı duyuyorum.
Tüm bu grup içi değişimlerden sonra tüm zamanların en etkileyici frontmanlarinden birinin liderlik ettiği bu kalabalık kadro içinde kendini gerçek bir grubun parçası gibi hissedebiliyor musun?
Bazılarımızın 10 seneden fazla süredir bu grupta olduğunu düşünürsek -mesela Dizzy 18 yılın üzerinde- buna sürekli şarkı yazdığımızı, kaydettiğimizi ve tura çıktığımızı, iyi ve kötü zamanlardan çıkmayı başardığımızı, birbirimize arkadaşlıkla bağlı olduğumuzu eklersek gerçek bir grup elemanı olduğumuz sonucu çıkar, değil mi? Ben sürekli gruptaki herkesle bağlantıdayım, sevinçle söyleyebilirim ki tam bir grup gibiyiz.
Guns N' Roses'ın İstanbul konserinden neler anımsıyorsun?
Çok güzel, sıcak bir gündü, etrafta dolaşıp mimari yapıların keyfini çıkardığımı hatırlıyorum. Şov çok eğlenceliydi, Izzy'le birlikte doğaçlama takılmak süperdi. Axl'ın seyircilerden aldığı "Anne, merak etme, yine Axl'la birlikteyim!" yazılı pankart süperdi! Haha! Herkes çok misafirperverdi, konserden sonra partiler oldu. Hepinize orada bizimle olduğunuz için teşekkür etmeliyim.
Axl o konserde Marmara Denizi'ne "nehir" demişti. Bir dahaki sefer bu hatasını düzeltebilir misin?
İyi niyetlerle yapılmış bir hata. Bir dahaki sefer, İstanbul'un Marmara kıtası üzerindeki bir ülke olduğunu söyleyeceğim ve bundan şov sırasında bahsetmeyi unutma diyeceğim haha!
Not: Röportaj için aracı olan Savaş Oğuz'a (Rampage) teşekkürler...

Röportaj: Doğu Yücel

7 yıldır BLUE JEAN'in okuyucularına ücretsiz olarak sunduğu ve Türkiye'nin en çok okunan rock & metal dergisi olan HEADBANG artık ayrı bir dergi olarak çıkıyor! 2 ayda bir yayımlanan derginin Kasım-Aralık 2014 sayısı bayilerde!
Hesabım
Arama
Maillist
Kullanıcı:
Şifre:
Hesabım
Arama
Maillist

 
Hesabım
Arama
Maillist
GÖZYAŞLARIMIZI BİTTİ Mİ SANDIN?
Acı çekmenin, hayatın anlamlarından biri olabileceğini düşündünüz mü hiç? Kayıp cennetin dahi çocukları, yeni albümleri ''Faith Divides Us - Death Unites Us'' ile kalbimizi parçalamaya devam ediyor.
''HEDEFİM DİNLEYİCİLERİMİ HARİKA BİR SEYAHATA ÇIKARMAKTIR''
Gotik metal'in prensesi Liv Kristine, Leaves' Eyes ile türün en iyi örneklerine imza atmaya devam ediyor. Liv'le görüştük...
BÖLÜM 2:
* METAL DÜNYASININ KEPAZE OLAYLARI TOP 10 Bu derleme yazı için sizden gelen ''bi daha, bi daha'' baskısının önünde fazla direnemedik, yazarlarımız Mert ve Des Mond'u ikna ettik ve 10 kepaze olay daha hazırlattık. İyi okumalar...
BEYAZ PERDEDE ROCK & METAL FİLMLERİ:
* Bölüm 1 Nasıl futbol sadece futbol değilse, rock da sadece rock, heavy metal de sadece heavy metal değildir! Birer müzik türünün ismi olmalarının dışında hayatın her alanına etkide bulunan birer kültürdür rock ve metal. Sanata da yansır etkisi, çizgi romanlara, korku edebiyatına ve tabii ki dünyanın yedinci harikası sinemaya da... Gelin şimdi rock ve heavy metal'in beyazperdedeki izdüşümlerini bir irdeleyelim...
Bütün dosyalar
ANASAYFA | İŞ FIRSATLARI | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | ABONELİK
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.