JUDAS PRIEST  : Röportaj No:139 | 24
''HEAVY METAL'DE KURAL YOKTUR!''

Heavy Metal tanrıları ''Nostradamus'' ve ilk Türkiye konserleri ile geçen seneye damgalarını vurmuşlardı. Bu sene Testament ve Megadeth ile çıktıkları turnede metal'i dünyaya yaymaya devam ediyorlar. Biz de gelişmeleri almak için 6 ay sonra yeniden Glenn Tipton'a bağlanıyoruz...

JUDAS PRIEST
JUDAS PRIEST

Öncelikle İstanbul'da verdiğiniz ilk konserden bahsedelim istiyorum. Türk heavy metalseverler için unutulmaz bir geceydi, sizin için nasıldı?
Bizim için de fantastik bir geceydi Dogu. (Not; Dogu diye telaffuz ediyordu adımı:) ) Daha önce Türkiye'de hiç çalmadığımız için ne beklememiz gerektiğini bilmiyorduk ama o gece hayranların heyecanından çok etkilendik. Çok güzel bir atmosferde gerçekleşen çok iyi bir şovdu bizim için. Şehri gezme fırsatımız olmadı maalesef, o yüzden yeniden gelmeyi çok isteriz. En kötüsü bir tatil için ülkenize gelmeyi istiyorum.
Rob Halford'un bayrağımızı öptüğü an birçok kişi etkilendi.
Memnun oldum bunu duyduğuma.
Ama sahnede pek konuşmadı...
Eee biz sahneye konuşmaya değil, heavy metal çalmaya çıkıyoruz!:)
Fakat o konserden bir hafta önce Graspop'ta izlemiştim sizi, orada Rob daha konuşkandı...
Ama Türkiye'ye daha önce gelmediğimiz için elimizden geldiğince çok parça çalmayı tercih ettik. (setlist aynıydı be Tipton:) )
Şu an Testament ve Megadeth ile Priest Feast turnesindesiniz. Turne nasıl gidiyor?
Turne gerçekten fantastik gidiyor. Testament ve Megadeth, büyük saygı duyduğumuz iki grup. Herkesin eğlenebileceği, büyük bir metal şovu sergiliyoruz hep birlikte. Metal'in farklı stilleri bir arada ama hepsi de heavy metal. Herkes çok eğleniyor.
"NOSTRADAMUS İYİ BİR FİLM GİBİ"
Bir önceki röportajımızı "Nostradamus" çıkmadan önce yapmıştık, albüm hakkında çok fazla soru soramamıştım. Söylemeliyim ki, albümü hala bıkmadan usanmadan dinliyorum ve her dinleyişimde yeni yönlerini keşfediyorum. Bu destansı albüme gelen reaksiyonlardan memnun musunuz, yoksa insanların bu albümü anlaması için biraz daha süreye mi ihtiyaçları var?
Bu albümü yapmaya başlarken bile bu albümün tam olarak anlaşılması için belli bir sürenin geçmesi gerektiğini tahmin ediyorduk. Çok komplike bir eser bu, bizim de bunu yaratmamız epey bir süre aldı. Bu albümün anlaşılması için baştan sona dinlenmesi gerekiyor, bir dinleyicinin bunu yapması için de epey bir vakte ihtiyacı var. Zaman içinde ilk dinleyişlerde önemsiz görünen kısımlar bir süre sonra diğer kısımlardan daha da önemli bir hal alabiliyor. "Nostradamus" bir film gibi, iyi bir film gibi, hani izlersin, izlersin, her seferinde başka bir yerine takılırsın ya...
Dergimizin yazarlarından Özgür Öğret bu albüm için "En iyi eski grup albümü" tabirini kullanmıştı. Bir numaralı grubum Iron Maiden olsa da bu tabire katılıyorum, gerçekten de efsanevi gruplardan çıkan son başyapıt bu...
Dogu, umarım "son başyapıtımız" olmaz bu haha. Bu albüm bizim için büyük bir riskti. Ya çok büyük cesaret, ya da çok büyük bir aptallık olarak algılanacaktı, o yüzden bu yorum için teşekkür ederim.
"BİR METALCİNİN YOLCULUĞU"NA HEADBANG BONUSU
"A Headbanger's Journey" isimli Heavy Metal'in hikayesini çok güzel özetleyen bir belgesel var. Bence Priest eksikti bu belgeselde, özellikle de bu müziğin orijinleri kısmında. Tony Iommi o bölümde sizin de o dönem ikamet ettiğiniz Birmingham için "bok çukuru" ifadesini kullanıyor ama bu bölgenin özellikleri sayesinde heavy metal'in doğduğunu söylüyordu. Ne dersin?
Birmingham kesinlikle insana azim ve kararlılık aşılayan bir yer. Buradan kurtulmak ve müziğini dış dünyaya götürebilmek için bize bir hırs kazandırdığı söylenebilir. "Bok çukuru" diyemem ama epey endüstriyel bir kenttir. Bu özelliği insanlara kararlılık, güç ve sağlamlık veriyor, bu da müziğe yansıyor. Her yerde demircilik, çelik işleri yapılır, fabrikalar, dökümhaneler vardır hep. Bu yüzden tam anlamıyla "heavy metal" bir yerdir. Ben de buralarda çok çalıştım. İnsanın karakterine ve sanatçı vizyonuna kuvvet ve kararlılık kazandırdığı kesin, birçok heavy metal müzisyeninin buradan çıktığına şaşmamalı.

Kariyerinizde 'Lochness', 'Blood Red Skies', 'Victim Of Changes' gibi şarkılarla epik başarınızı göstermiştiniz ama bu defa klasik müzikten ve operadan esinlenen senfonik bir tarafı var albümün. Sanırım daha önce Andrew Lloyd Webber, Rainbow, Black Sabbath, Jethro Tull ile çalışan Deep Purple keyboardcusu Don Airey'nin de bu senfonik altyapıda katkısı var...
Kendi bakış açımızdan klasik müzik duygusunu verebilmek için albümün bir kısmını keyboard'da besteledik. Daha sonra bunu gitara naklettik çünkü bu her şeyden önce bir Judas Priest albümü olmalıydı, bizim için en önemli olan şey bu albümün Judas Priest'ten başka hiçbir şeye benzememesiydi. Son günlerde Don Airey ile bir araya gelerek keyboard kısımlarını kaydettik. "Bir metal grubu daha orkestrayla yola çıkıyor" durumu olsun istemedik, bundan daha karakterli bir durum yaratmaya çalıştık.
Peki "Nostradamus" gibi "dev" bir albümden sonra "bundan sonra daha ne yapabiliriz ki?" gibi bir endişeniz var mı?
Hayır hayır Dogu, hiç yok. Bundan sonra ne yapacağımızla ilgili hiçbir düşüncemiz yok, aslında kariyerimiz boyunca hiç düşünmeden yola çıktık, hiç ileriye dönük plan yapmadık. Albüm yaptık, tura çıktık, mola verdik ve yeni albüme çalışmaya başladık, hep böyle yaptık.
"BIRMINGHAM'DA HAYATTA KALABİLMEK İÇİN ASİ OLMANIZ ŞART"
Öğrenciyken asi bir tip miydin?
Uzun yıllar British Steel'de (İngiliz Çelik Endüstrisi anlamında kullanıyor bu defa) çalıştım, müzik için ayrılana kadar çok ağır bir işim vardı. O dönemde bir "asi" olduğum söylenebilir ama Birmingham'da hayatta kalabilmek için "asi" olmanız şart zaten.
Başlangıçta rock gruplarından etkilendiniz normal olarak. Fakat heavy metal kelimesi türetildiğinden beri rock camiası bu müziğe karşı pek sıcak bakmadı. Heavy Metal için "rock müziğin özürlü çocuğu" gibi tanımlar geliştirdi rock müzik eleştirmenleri. Bu sizi rahatsız etmiş miydi zamanında?
Hayır, her zaman bir heavy metal grubu olduğumuz için gurur duyduk. Birçok grup bu terimin modası geçtiğini düşünerek heavy metal başlığını reddettiler ama biz her zaman heavy metal'e sahip çıktık. Bu müzik türünün çok iyi olduğunu, her türlü olasılığa açık olduğunu, çok güzel melodilik pasajlardan güçlü ritimlere kadar, çok hızlı gitar yürüyüşlerinden gitar paslaşmalarına, çift gitar partisyonlarına kadar birçok müzik formuna olanak sağladığına inandık. Her zaman bu müziği yapmaktan çok büyük keyif aldık. New wave, punk gibi akımlar geldi, geçti, biz bu müzikten vazgeçmedik.
Yarattığınız müzik tarzı zaman içinde endüstride çok büyük bir role sahip oldu. Halen daha çok etkili bir müzik türü olarak yaşamına devam ediyor. Sizce heavy metal'in bu kadar eşsiz olmasının sebebi ne?
Bence en büyük özelliği heavy metal'in hiçbir kurala sahip olmamasıdır. Ne istiyorsanız onu yapabilirsiniz. Daha önce yapılanları istediğiniz kadar genişletebilir, sınırları istediğiniz kadar zorlayabilirsiniz. Ve bence daha çok keşfedilecek ve yapılabilecek şey var. Bu bence heavy metal'le ilgili en heyecan verici şey çünkü bunu kendi istediğiniz şekilde, kendi yolunuzla yapabiliyorsunuz, kendinizi heavy metal çatısı altında dilediğiniz gibi ifade edebiliyorsunuz. Halen daha bu türün bu kadar popüler olması ve çok sayıda "kendine has ama yine de heavy metal olmayı başaran" gruba sahip olmasının sebebi budur.
Röportaj: Doğu Yücel

7 yıldır BLUE JEAN'in okuyucularına ücretsiz olarak sunduğu ve Türkiye'nin en çok okunan rock & metal dergisi olan HEADBANG artık ayrı bir dergi olarak çıkıyor! 2 ayda bir yayımlanan derginin Kasım-Aralık 2014 sayısı bayilerde!
Hesabım
Arama
Maillist
Kullanıcı:
Şifre:
Hesabım
Arama
Maillist

 
Hesabım
Arama
Maillist
GÖZYAŞLARIMIZI BİTTİ Mİ SANDIN?
Acı çekmenin, hayatın anlamlarından biri olabileceğini düşündünüz mü hiç? Kayıp cennetin dahi çocukları, yeni albümleri ''Faith Divides Us - Death Unites Us'' ile kalbimizi parçalamaya devam ediyor.
''HEDEFİM DİNLEYİCİLERİMİ HARİKA BİR SEYAHATA ÇIKARMAKTIR''
Gotik metal'in prensesi Liv Kristine, Leaves' Eyes ile türün en iyi örneklerine imza atmaya devam ediyor. Liv'le görüştük...
BÖLÜM 2:
* METAL DÜNYASININ KEPAZE OLAYLARI TOP 10 Bu derleme yazı için sizden gelen ''bi daha, bi daha'' baskısının önünde fazla direnemedik, yazarlarımız Mert ve Des Mond'u ikna ettik ve 10 kepaze olay daha hazırlattık. İyi okumalar...
BEYAZ PERDEDE ROCK & METAL FİLMLERİ:
* Bölüm 1 Nasıl futbol sadece futbol değilse, rock da sadece rock, heavy metal de sadece heavy metal değildir! Birer müzik türünün ismi olmalarının dışında hayatın her alanına etkide bulunan birer kültürdür rock ve metal. Sanata da yansır etkisi, çizgi romanlara, korku edebiyatına ve tabii ki dünyanın yedinci harikası sinemaya da... Gelin şimdi rock ve heavy metal'in beyazperdedeki izdüşümlerini bir irdeleyelim...
Bütün dosyalar
ANASAYFA | İŞ FIRSATLARI | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | ABONELİK
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.