JUDAS PRIEST  : Röportaj No:138 | 24
''BU MÜZİK HİÇBİR ŞEYLE ELDE EDİLMEMELİ''

Tarih 15 Mart Pazar. Saat: 19:50. Yer Madrid Melia Princess Hotel. Ben Tayfun Altınbaş. Birkaç saat sonra Judas Priest, Testament ve Megadeth'le beraber sahne alacak ve ben konser öncesi grubun basçısı Ian Hill'le söyleşmek üzere son hazırlıkları yapıyorum. Ian Hill baba da az sonra gelir, hah geldi...

JUDAS PRIEST
JUDAS PRIEST

"Nostradamus" tarihinizdeki ilk konsept albümdü. Bundan sonra başka konsept albümler düşünüyor musunuz, yoksa bu tek olarak mı kalacak?
Sanırım "eşsiz" bir albüm olarak kalacak haahaha! Konsept albüm yapmak, Judas Priest tipi "Balls To the Walls!" bir albüm yapmak değil, çok zaman alan bir şey. Son albüm bizim için çok zor oldu. Bitirmek iki sene aldı. Böyle bir şeyi yapmak istiyorduk ve artık zamanı gelmişti. Yani her zamanki gibi bir albümle turlamak yerine, konsept bir albümün daha güçlü bir şovu yanında getireceğine inandık ve artık bu yönde bir albüm kaydetmemizin zamanının geldiğini düşündük.
30 yıl önce Judas Priest konserler vermeye başladığı zaman ortada ne internet vardı, ne cep telefonu, hatta faks makinesi bile yoktu. Bir yerde bir şovunuz olduğu zaman bunu gruptan ve ekibinizden başka herkes ilk defa görüyordu. Oysa şimdi daha ilk konserin ardından cümle alem setlisti, sahne set-up'ını hatta anonsları bile neredeyse anında görüyor. Ben bunu bir fan gözüyle avantaj olarak değerlendiriyorum, sen bir grup elemanı olarak olayı kendi tarafından nasıl görüyorsun?
Hakikaten! Doğru... Hiç böyle düşünmemiştim. Evet, bir kere bunu seyredenler kendilerinin seyredeceği şovun "uncool" bir şey olmadığını görüyorlar. Ve daha sonraki konserleri seyreden fanlar da kendi seyrettikleri konserin görüntülerini internete gönderiyorlar ve böylelikle fanlar arasında karşılıklı bir şey paylaşılmış oluyor. Genel anlamda interneti seviyorum, kim ne ararsa onu buluyor. Ama bu gruplar için tabii ki dezavantaj da olabiliyor. Çünkü eğer insanlar müzik hakkında internet üzerinden sahip olduklarıyla tatmin oluyorlarsa bizim için işler değişiyor çünkü bu müzik "hiçbir şey"le elde edilen bir şey olmamalı, müzik "hiçbir şey" için yapılamaz. Biz son albümümüzü kaydetmek için milyonlarca dolar harcadık, insanlarda en azından şovlarımıza gelsinler ki "hiçbir şey" olmadıklarını görelim.
Dünya daha kötü bir yer oldukça heavy metal'in daha güçlü olduğu teorisi hakkında ne diyorsun ve aynı zamanda şu an heavy metal'in tarihindeki en güçlü konumunda olduğuyla ilgili de bir teori de var.
Hahahaha! Evet gerçekten insanlar artık daha sinirli ve heavy-metal de güçlü ve sinirli bir müzik, siniri dışarı vurmanın çok güçlü bir yolu. Evet, test edip doğruyu görme şansı yok ama bu teoriyi anlayabiliyorum. Öbür teoriyle ilgili olarak da, evet! Heavy metal'in giderek daha popüler hale geldiği ve kötü zamanlarda iyi gelen bir şey olduğu doğru.
Bu biraz, savaş olan ülkelerde sigara satışında patlama olması gerçeği gibi bir şey değil mi?
Hahahahaha, evet berbat zamanlarda sigara ve viski harbiden daha iyi gidiyor hahahahahaha!
"Nostradamus"tan sadece bir tane video kaydettiniz ve bu animasyon bir videoydu. Albümdeki 'Pestilence And Plague', 'Exiled', 'Alone' veya 'Nostradamus' gibi başyapıtların videolarını da görebilecek miyiz?
Evet, bu çok büyük bir ihtimalle olacak. Bu konuyu turdayken otobüste konuşmayı kararlaştırmıştık. Kararı verip neyi yapmamız gerekiyorsa onu yapacağız. Böyle bir şey yapmak için, her şeyden önce şu turneyi bir aradan çıkarmamız gerekiyor. Daha Amerika'yı ve geçen yazki turne boyunca nereleri ıskaladıysak oraları "Klasik bir Priest setiyle" turlamamız gerekiyor. Daha sonra Nostradamus ile ilgili olarak tamamen farklı şeyler üzerinde çalışacağız. Ve daha sonra sadece bu albüm üzerine bir turne hazırlayıp, bu turnede bütün albümü kullanacağız ve bunu bir DVD takip edecek. Neyse yakında konuyla ilgili gelişmeler, kısa videolar vs. yakında internette uçuşmaya başlar zaten hahahahah!!!
"Klasik bir Priest seti" diye bir tabir kullandın. 16 tane albümü olan bir grup "klasik bir set" nasıl oluşturur? Bu neye göre yapılır ki?
Her şeyden önce fanların duymayı sevdiklerini bildiğimiz için setliste aldıklarımız var ve bu parçaların arasında kalabilecek muhtemel konsept boşluklarını aralara yeni parçalardan uygun olanlarını döşeyerek dolduruyoruz. Aslında "Nostradamus"tan sadece iki parça kullanmamızın sebebi bu. Çünkü gerçekten uzun bir albüm ve hazmetmesi zaman alıyor. Alışman lazım.
"Fanların duymaktan hoşlandığını bildiğimiz için setliste koyduğumuz parçalar" dedin. Hiçbirinin adını vermek zorunda değilsin ama genel playlist'te çalmaktan sıkıldığın herhangi bir parça var mı?
Uff, bak, 30 yıldır birçok şarkı yaptık. Senin artık çalmaktan sıkıldığımı düşündüğün parçalar olması normal, aslında bizim bile çalmaktan sıkıldığımızı düşündüğümüz parçalar olması da normal. Öyle parçalar var ki bir 'Hell Bent For Leather', 'Living After Midnight' veya 'Metal Gods', bunları çalmaya başlayınca fanlardan öyle bir enerji geliyor ki alayımıza komple bir "refresh" atıyor ve bu parçaları yeniden çalmamız için yeterli gazı veriyor, e zaten bunlar şahane şarkılar ve insanlar bunları seviyor biliyor musun? Hem bizim fanlarımız bir konsere gidip iki saat 'Hotel California'nın çalmasını beklemek zorunda olan insanlardan değil, ne güzel! Ahahahahahah!!!!
Bu sene Grammy'ye aday olmuştunuz ama Metallica aldı götürdü, ne iş?
O şartlar altında Metallica her zaman için o ödülü alırdı. Biz kazanmayı beklemiyorduk. Kazanabilseydik hoş olurdu tabii. "Nostradamus" gerçekten değişik bir albüm. Neticede Grammy Amerika'da, Metallica da Amerika'da. Amerika'da "Dünya'nın en büyük Metal grubunun Metallica olduğunu" pompalar durursanız insanlar size inanır. Ayrıca insanlar orada kimi tanıyorsa ve kimin kazanacağını düşünüyorsa ona oy veriyor. Aday olmak gösterilmek güzel bir şey. Bak aklıma ne geldi, Meryl Streep milyonlarca kez aday oldu ama hiçbir zaman kazanan olmadı, belki biz de bu gidişle böyle oluruz. Neyse bu sayede, oy verme hakkı olan birçok insanın bizden ve ne yaptığımızdan haberi oldu.
Eğer sana İstanbul ve İstanbul'daki konser dersem, aklına ilk gelen şeyler ne olur?
Havaalanından konser alanına doğru sürekli nehir kenarından giden yol harikaydı.
Boğaz mı?
Evet.
Nehir değil abicim o deniz kanalı, Karadeniz'den Marmara Denizi adlı bir iç denize doğru...
Ha evet geçiş di mi? Marmara'ya doğru... Bir de çok miktarda yüksek yüksek binalar olmasına şaşırmıştım, çok farklı bir yerdi. Tatile giden arkadaşlarım hep İstanbul'un çok güzel olduğunu söylerlerdi. Orada daha önce hiç çalmamıştık, ama çalmayı istiyorduk. Ne yazık ki konserden önce veya sonra hiç boş günümüz yoktu, şöyle bir çıkıp gezebilseydik, sokak satıcılarından alışveriş falan yapabilseydik, küçük barlarda, küçük kafelerde takılabilseydik güzel olurdu. Aslında yine de güzel oldu, hatta müthiş oldu, çok güzel bir konserdi. Parçaları çalarken gelip geçen gemileri seyretmek acayip keyifliydi.
Röportaj: Tayfun Altınbaş

7 yıldır BLUE JEAN'in okuyucularına ücretsiz olarak sunduğu ve Türkiye'nin en çok okunan rock & metal dergisi olan HEADBANG artık ayrı bir dergi olarak çıkıyor! 2 ayda bir yayımlanan derginin Kasım-Aralık 2014 sayısı bayilerde!
Hesabım
Arama
Maillist
Kullanıcı:
Şifre:
Hesabım
Arama
Maillist

 
Hesabım
Arama
Maillist
GÖZYAŞLARIMIZI BİTTİ Mİ SANDIN?
Acı çekmenin, hayatın anlamlarından biri olabileceğini düşündünüz mü hiç? Kayıp cennetin dahi çocukları, yeni albümleri ''Faith Divides Us - Death Unites Us'' ile kalbimizi parçalamaya devam ediyor.
''HEDEFİM DİNLEYİCİLERİMİ HARİKA BİR SEYAHATA ÇIKARMAKTIR''
Gotik metal'in prensesi Liv Kristine, Leaves' Eyes ile türün en iyi örneklerine imza atmaya devam ediyor. Liv'le görüştük...
BÖLÜM 2:
* METAL DÜNYASININ KEPAZE OLAYLARI TOP 10 Bu derleme yazı için sizden gelen ''bi daha, bi daha'' baskısının önünde fazla direnemedik, yazarlarımız Mert ve Des Mond'u ikna ettik ve 10 kepaze olay daha hazırlattık. İyi okumalar...
BEYAZ PERDEDE ROCK & METAL FİLMLERİ:
* Bölüm 1 Nasıl futbol sadece futbol değilse, rock da sadece rock, heavy metal de sadece heavy metal değildir! Birer müzik türünün ismi olmalarının dışında hayatın her alanına etkide bulunan birer kültürdür rock ve metal. Sanata da yansır etkisi, çizgi romanlara, korku edebiyatına ve tabii ki dünyanın yedinci harikası sinemaya da... Gelin şimdi rock ve heavy metal'in beyazperdedeki izdüşümlerini bir irdeleyelim...
Bütün dosyalar
ANASAYFA | İŞ FIRSATLARI | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | ABONELİK
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.