OPETH  : Röportaj No:140 | 24
''TÜRK SEYİRCİSİNE BAYILIYORUZ!''

Ülkemizde büyük bir hayran kitlesine sahip olan, dünyaca ünlü İsveçli grup Opeth bu ay 4 konserlik bir Türkiye turnesine çıkıyor. Grubun beyni Mikael Akerfeldt; geçtiğimiz yazki İstanbul konserlerinden önce olduğu gibi, Türk basınından yine sadece Headbang'i arayarak, turne öncesinde sorularımızı yanıtlıyor.

OPETH
OPETH

TURNE İÇİN GERİ SAYIM BAŞLAMIŞTIR!
Geçtiğimiz yaz İstanbul Parkorman'da ilki gerçekleştirilen Uni-Rock Festival'in headliner'larından biri olan Opeth'in rehberliğini yapmıştım. Zaten hayatımı değiştiren gruplardan biri olduklarından dolayı benim için özel bir yerdeydiler. Onlarla birlikte geçirdiğim 2 günün sonunda ise muhteşem insanlar olduklarını anlamam, Opeth'i benim için "doğa üstü bir olay" statüsüne yükseltmişti neredeyse.
Şimdi bir kez daha geliyorlar! Vera Productions organizasyonu ile sahne alacak olan Opeth'ten Mikael Akerfeldt; Headbang'i aradı ve kendisiyle turneler, festivaller, seyahatler ve konserler odaklı özel bir röportaj gerçekleştirdik.

MIKAEL İLE KISA KISA...
• Konserler sırasında şarkı sözlerini unutmadığı konusunda ısrar etti ama yine de "bu, bundan sonra hiç unutmayacağım anlamına gelmez" demeyi de ihmal etmedi :)

• Muhteşem bir ışık sistemi ile çalıyorlar. Bu durumu; "Konserlerimizde kusursuz bir atmosfer yaratmak için uğraşıyoruz. Işık oyunları da bunun bir parçası. Işık teknisyenimiz turnelerden önce her şarkı için ayrı bir konsept yaratıyor ve her gece mükemmel şekilde uyguluyor." diyerek özetledi.

• Şu sıralarda 60'lı yıllardan birkaç blues ve jazz albümü ile gittikleri ülkelerin yerel radyo istasyonlarını dinlediğini söyledi.

• Her ülkede farklı yerel yemekler, farklı lezzetler... Fakat uzun turnelerde en çok şikayetçi oldukları şey midelerinin allak bullak olması ve sonrasındaki boşaltım sistemi sorunlarıymış :)

• Bugüne kadar hiçbir turnelerinde diğer gruplarla ilgili kötü anıları olmadığını ama en iyi anlaştıkları grupların High On Fire ile Baroness olduğunu belirtti.

• Hayali turne kadrosu şu isimlerden oluşuyor: King Crimson, Black Flag ve Morbid Angel

• Birçok grubun aksine, turne devam ederken yeni şarkılar yazmadığını açıkladı. "Turne apayrı bir olay ve orada motive olduğumuz şey sadece çok iyi bir konserler vermek. Diğer tüm zamanımı dinlenerek geçirmeyi seviyorum. Şarkıları evimde yazarım genelde." diyor.

ÖMÜR BİTER YOL BİTMEZ!
Geçen yaz Uni-Rock Festival'deki performansınız, Opeth'in Türkiye'deki en görkemli şovuydu. Neler hatırlıyorsun o geceden?
Hepimiz futbol manyakları olduğumuz için, o geceki dünya kupası maçını hatırlıyoruz tabii ki. İnsanların bir kısmı Türkiye'nin maçını izlemek için sahnenin tam karşısındaki restaurant'ı doldurmuştu. Maç bittiğinde herkes çok mutluydu ve konserin son birkaç şarkısı bu yüzden coşkulu geçti sanırım hahaha.
Bu ay yeniden Türkiye'de olacaksınız. Üstelik bu kez 4 konserliğine... Neler hissediyorsun?
Türkiye'de çalmak bizim için her zaman muhteşemdir. Türk seyircisine bayılıyoruz. İstanbul ve Ankara'daki tüm konserlerimiz harikaydı. Bu turnede de yine o heyecanlı kitle önünde olacağımız için şimdiden sabırsızlanıyoruz.
Bu seneki doğum günün Türkiye turnenize denk geliyor. O gün (17 Nisan) Ankara konseriniz var. Neler söylemek istersin?
Sürekli turnelerde olduğumuz için gruptan herkesin doğum günleri mutlaka bir konsere ya da yolculuğa denk geliyor.
Özel bir kutlama ritüeliniz oluyor mu peki?
Hayır, sadece o gün konser yoksa güzel bir akşam yemeği ve sonrasında şarap... Son senelerde hep böyleydi.
Bize komik bir turne otobüsü anınızı anlatır mısın?
Ah, bu çok zor bir soru adamım. O kadar çok var ki :) Bir düşüneyim... Geçtiğimiz yılki turnelerin birinde ben otobüste uyurken, diğerleri bir benzin istasyonunda tüm eşyalarını alarak otobüsten inmişler ve o sırada oradaki marketten kafaladıkları birkaç kişiyi otobüse bindirmişlerdi ve otobüsü de az ötede ıssız bir yere çekip park etmişlerdi. Uyandığımda otobüste bir sürü yabancı insan vardı ve tanımadığım bir şoför direksiyonun başında uyuyordu! Ve nerede olduğumuzu bilmiyordum! Bir an rüya sandım! Açıkçası içeridekiler de rollerini iyi yaptılar hahaha.
Eşin ve çocukların dışında, turnedeyken evinle ilgili en çok neleri özlüyorsun?
Bahçemde uzun yürüyüşler yapmayı, şehre inmeyi, bisiklete binmeyi ya da çocuklarımla vakit geçirmeyi özlüyorum en çok. Bir de turneye çıkmayı hahaha.
Uzun turneler sonrasında eve döndüğünüzde bir yabancılık hissi taşıyor musun hiç?
Hayatının çoğunu turnelerde geçiren her müzisyene olur bu. Hiçbir şey bıraktığınız gibi kalmaz, önemli olan geriye döndüğünüzde mutlu ve sıcak bir aileyi kucaklayabilmek.
Peki tüm bu uzun ve yorucu seyahatler, her gün aynı şeyler falan derken, hiç "lanet olsun! Bugün çalmak istemiyorum!" dediğiniz oluyor mu?
Gün içinde pek çok zaman olur bu. Hele de turnenin sonlarına doğru… Ama sahneye adımınızı attığınız o ilk andan itibaren, seyircilerin çığlıklarına müziğin karıştığı an, bu iş için doğmuşsunuz ve hiçbir güç sizi oradan alamazmış gibi geliyor! En azından her gece benim hissettiğim şey bu.
OPETH TÜRKİYE TURNESİ
16 Nisan Perşembe Antalya Orpheus Calypso Beach

17 Nisan Cuma Ankara Anadolu Gösteri Kongre Merkezi

18 Nisan Cumartesi İzmir Soyer Kültür ve Sanat Fabrikası

19 Nisan Pazar İstanbul Maçka Küçükçiftlik Park

Genel olarak, teknik açıdan çalması pek kolay olmayan şarkılara sahipsiniz. Sahnede bir şarkıyı berbat çaldığınız oluyor mu hiç ve eğer oluyorsa, o sırada ne düşünüyorsun?
Biz zaten her gece birkaç şarkıyı berbat çalıyoruz dostum hahaha. Dediğin gibi, şarkılarımızın birçoğunu çalmak pek kolay değil, yüksek bir teknik disipline sahipsen çalabiliyorsun. Ama yine de yanlış ve kötü çaldığımızda birbirimizin gözlerine bakarak ve hatta artık hiç bakmadan bile durumu hemen toparlamayı becerebiliyoruz neyse ki.
Artık her büyük şehrin bir açık hava festivali oluyor her yaz. Kendinizi bir robot misali bir festivalden öbürüne uçan makineler gibi hissettiğiniz oluyor mu?
Yaptığımız işe büyük bir tutkuyla bağlıyız ama sahne dışındaki vakitlerde havaalanlarında, yollarda ya da otellerde geçirilen zamanların birçoğu bence sıkıcı ve rutin. Ama hepsini sahneye çıktığımızda arkamızda bıraktığımız için, bununla yaşamayı öğrendik ve bu artık bizim hayat şeklimiz.
Röportaj: Sadi Tirak

7 yıldır BLUE JEAN'in okuyucularına ücretsiz olarak sunduğu ve Türkiye'nin en çok okunan rock & metal dergisi olan HEADBANG artık ayrı bir dergi olarak çıkıyor! 2 ayda bir yayımlanan derginin Kasım-Aralık 2014 sayısı bayilerde!
Hesabım
Arama
Maillist
Kullanıcı:
Şifre:
Hesabım
Arama
Maillist

 
Hesabım
Arama
Maillist
GÖZYAŞLARIMIZI BİTTİ Mİ SANDIN?
Acı çekmenin, hayatın anlamlarından biri olabileceğini düşündünüz mü hiç? Kayıp cennetin dahi çocukları, yeni albümleri ''Faith Divides Us - Death Unites Us'' ile kalbimizi parçalamaya devam ediyor.
''HEDEFİM DİNLEYİCİLERİMİ HARİKA BİR SEYAHATA ÇIKARMAKTIR''
Gotik metal'in prensesi Liv Kristine, Leaves' Eyes ile türün en iyi örneklerine imza atmaya devam ediyor. Liv'le görüştük...
BÖLÜM 2:
* METAL DÜNYASININ KEPAZE OLAYLARI TOP 10 Bu derleme yazı için sizden gelen ''bi daha, bi daha'' baskısının önünde fazla direnemedik, yazarlarımız Mert ve Des Mond'u ikna ettik ve 10 kepaze olay daha hazırlattık. İyi okumalar...
BEYAZ PERDEDE ROCK & METAL FİLMLERİ:
* Bölüm 1 Nasıl futbol sadece futbol değilse, rock da sadece rock, heavy metal de sadece heavy metal değildir! Birer müzik türünün ismi olmalarının dışında hayatın her alanına etkide bulunan birer kültürdür rock ve metal. Sanata da yansır etkisi, çizgi romanlara, korku edebiyatına ve tabii ki dünyanın yedinci harikası sinemaya da... Gelin şimdi rock ve heavy metal'in beyazperdedeki izdüşümlerini bir irdeleyelim...
Bütün dosyalar
ANASAYFA | İŞ FIRSATLARI | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | ABONELİK
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.