ARTILLERY  : Röportaj No:154 | 29
ÖLÜM İSTANBUL'A GELİYOR

Danimarka'nın kült thrash grubu Artillery'nin gitaristi Michael Stützer ile 23 Eylül'de Kemancı Bar'da verecekleri konser öncesinde konuştuk.

ARTILLERY
ARTILLERY

Avrupa usulü thrash metal'in en önemli gruplarından Danimarkalı Artillery kuruluşundan yirmi yedi yıl sonra “When Death Comes” albümünü yayınladı. Geçmişte kaydettikleri “Fear Of Tomorrow”, “Terror Squad”, “By Inheritance” ve “B.A.C.K”. thrash metal tarihinin “riff nasıl kullanılır”, “şarkı nasıl yazılır,” “vokal nasıl olmalıdır,” konulu paragraflarında adı geçmezse olmaz albümleridirler.

Grup geçmişte iki kez dağıldı ve her iki seferde de muhteşem albümlerle geri döndü. Gördük ki, aradan geçen onca seneye rağmen bu kadar güçlü, bu kadar güzel şarkılar yapabilmeleri için, her türlü probleme ve hatta kuruş kazanamayışlarına aldırmadan, bu müziği çok fazla sevmelerinden başka hiçbir şeye ihtiyaçları yokmuş.

Daha önceki tüm albümlerde yer alan efsane vokal Flemming Röndsdorf yerine Søren “Nico” Adamsen gelmişti ve açıkçası kimse bu genç adamın sesinin bu kadar güçlü olabileceğini tahmin etmiyordu. Hepimizi ters köşeye yatıran Artillery, seksenli yıllarda ve doksanların başında, Türkiye’de olmasa da tüm dünyada bilinen bir gruptu.

Türkiye’deki thrash metal dinleyicilerinin favorileri olan tüm gruplarla boy ölçüşebilecek kadar iyi olan bu grubu henüz dinlemediyseniz, 1990 yılında yayınlanan kariyerlerinin en iyi albümü “By Inheritance” ile başlayabilirsiniz. Ve son yıllarda kaydedilmiş en iyi thrash metal albümlerinden “When Death Comes”a da mutlaka şans vermelisiniz.

Yeni albümünüz "When Death Comes" ile başlayalım, basından ve hayranlarınızdan gelen tepkiler nasıl?
Çok olumlu. Bu kadar iyi olacağını beklemiyorduk. Çok iyi eleştiriler aldık. Albümü beğendiklerine dair pek çok hayrandan mesaj geldi. Özellikle de yeni vokalistimizden dolayı nasıl bir tepki alacağımızı bilemiyorduk; tepkilerden çok memnunuz.
Evet, ikinci sorum da buna dair; vokal değişikliğinin sebebini anlatır mısın?
Flemming zaten seçimini yapmıştı. Bizim tek istediğimiz turneye çıkıp çalmaktı. Çünkü müzik yapıyorsan, canlı çalarsın. Vokalistimizi değiştirmek zorundaydık çünkü Flemming'in artık grupla bir bağı kalmamıştı. Sebep bu.
Albüm 'When Death Comes' şarkısıyla başlayıp, 'The End' adlı olanla bitiyor; genel teması ölüm mü?
İlk şarkı 'When death Comes' aynı zamanda yeni vokalistimizle yazdığımız ilk şarkı. Sözlerde farklı konular işleniyor; sadece ölüm hakkında değiller ama o ve 'The End' tabii ki ölüm hakkındalar.
Turneniz sadece Avrupa'yı mı kapsayacak yoksa Asya ve Amerika bacakları da olacak mı?
Evet, gelecek sene mayıs ayında Amerika'da çalacağız. İstanbul'a geleceğiz, Yunanistan'da konserimiz olacak, Macaristan ve Avusturya'da çalacağız, Hırvatistan da var. Polonya'da birkaç konserimiz olacak, Belçika'da çalacağız. Festivaller de var; belki Almanya'daki Rockhard festivalinde çalacağız. Çalacak yeni bir albümümüz olduğu için çok mutluyuz. İstanbul'u Türk hayranlarımızdan duyduk, orada çalacağımız için çok sevinçliyiz.
Biz de sizi burada izleyebileceğimiz için çok mutluyuz. Daha önce Rusya'da problemler yaşadınız; bildiğim kadarıyla ülkeden sınırdışı edilmiştiniz. "By Inheritence" albümünde de '7:00 from Tashkent' gibi buna dair şarkılar yazmıştınız. Sınır dışı edilmenizin sebebi neydi ve bu turnede Rusya'da çalacak mısınız?
Sene 1989 idi; Glasnost zamanı. İnsanlar komünizm sonrası normal hayata geçiyorlardı. Rus hükümeti insanların nasıl tepkiler vereceğ konusunda endişeliydi. Bir çalarken seyirciler sahneye çıkıp aşağı atlamaya başladılar (stagedive). Ruslar böyle bir şey görmemişlerdi, ne yapacaklarını bilemediler; polis müdahale etti. Ancak bu grup için önemli bir anıdır çünkü Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin yıkılmasından sonra oraya ilk gidenlerdendik. Bu sefer bir sorun olacağını zannetmiyorum. Artık her şey çok değişti.
Siz de Metallica da prodüktör sıfatıyla Flemming Rasmussen ile çalıştınız. Onlar sonra Bob Rock ile devam ettiler. Rasmussen öncesi ve sonrası Metallica hakkında neler düşünüyorsun?
Benim en sevdiğim albümleri hala "Master of Puppets" ama son albümün de "Load" ve "Reload" sonrasında iyi bir köklere dönüş albümü olduğunu düşünüyorum; ki o ikisinde de çok iyi şarkılar vardı. Metallica thrash metal adına çok şey yaptı. Onlara saygı duyuyoruz.
BUNLARI DA BİLELİM:
23 Eylül’de Kemancı Rock Bar’da sahne alacak olan grup geçtiğimiz sene One Foot in the Grave, The Other One in the Trash’i DVD ve konser kaydı olarak yayınladı. Polonya’da gerçekleşen bu konser, grubun bugüne kadarki ilk ve tek konser kaydı.

Geçtiğimiz sene yeniden toplanmalarına dek resmi bir sitesi ve my space sayfası (fanların açtığı bir tane var) olmayan grubun hakkındaki her türlü bilgiye artık www.artillery.dk adresinden ulaşabilirsiniz.

Geri dönüş albümünüz "B.A.C.K." (1999) ve bu yıl yayınlanan "When Death Comes" arasında on yıl var. Daha önceki son stüdyo albümünüz "By Inheritence" da 1990 yılında yayınlanmıştı. Son yirmi yıl dahilinde aktif olduğunuz ve olmadığınız yıllar kapsamında metal piyasasını değerlendirmeni istesem neler dersin?
Bence en önemli değişim internet. Onun sayesinde dünyanın dört bir yanından tepkiler alabiliyoruz. Tabii aynı zamanda bir albüm çıktıktan on dakika sonra internette bulunabiliyor; o da var. Müziğin kendisinden bahsedersek; tarzlarda değişim oldu: daha ekstrem örnekler ortaya çıktı, groovy metal doğdu. Ama eski tarz thrash çalan yeni gruplar da çıktı. On altı, on yedi, on sekiz yaşında çocukların gruplar kurup bu tarzı benimsediklerini görüyorum. Bu da harika bir şey.
"B.A.C.K." albümü sonrasında grup tekrar dağıdığında eski vokalistiniz Flemming bir Türk dergisine (Enred) verdiği röportajda grubun plak şirketiyle ilgili sorunlar yüzünden dağıldığını söylemişti. Bu doğru mu?
Flemming o albümü yapmaya pek de niyetli değildi. Aslen, "B.A.C.K" albümden çok bir proje gibiydi. Plak şirketi yüzünden dağıldığımız da pek doğru değil. Sebep Flemming'in daha çok para istemesiydi ama konser vermiyorsan şirketin sana çok para vermesini isteyemezsin. "B.A.C.K." albümünden hala canlı çaldığımız çok iyi şarkılar var ama şartlar uygun olsaydı o daha iyi bir albüm olabilirdi.
Bu turnede çalacağınız şarkı listesi nasıl olacak? Son albüm ağırlıklı mı çalacaksınız yoksa eski ve yeni şarkılara eşit zaman mı ayıracaksınız? Bir de, Türkiye'ye ilk defa geleceğiniz için fazladan birkaç eski şarkı çalar mısınız acaba?
Yeni albümden dört şarkı çalacağız, "By Inheritence"dan da üç veya dört tane. "Terror Squad"dan iki, "Fear of Tomorrow"dan da iki tane. Ne çalacağımız sürekli değişiyor ama Türkiye'ye geldiğimizde "By Inheritance"dan biraz fazla çalarız diye düşünüyorum, çünkü oradaki hayranlarımız bu albümü çok seviyorlar.
Kardeşin Morten ile olan proje grubunuz Missing Link yeniden kayıt yapacak mı; yoksa bu proje sona mı erdi?
Missing Link'e %100 konsantre olabileceğimiz zaman olursa yeni bir albüm yapabiliriz. Bekleyip görelim.
Sorularım bu kadar. Konser öncesi Türk hayranlarınıza söylemek istediğin bir şey var mı?
Orada ilk kez çalacağımız için çok heyecanlıyım. İnternetten takip ettiğim kadarıyla onlar da öyle. Hepinizi orada görmek istiyorum çünkü kıçımızı yırtarcasına çalacağız!
Biz de bunu bekliyoruz :) Görüşmek üzere...
Röportaj: Özgür Öğret & Ayşenur Aksoy

7 yıldır BLUE JEAN'in okuyucularına ücretsiz olarak sunduğu ve Türkiye'nin en çok okunan rock & metal dergisi olan HEADBANG artık ayrı bir dergi olarak çıkıyor! 2 ayda bir yayımlanan derginin Kasım-Aralık 2014 sayısı bayilerde!
Hesabım
Arama
Maillist
Kullanıcı:
Şifre:
Hesabım
Arama
Maillist

 
Hesabım
Arama
Maillist
GÖZYAŞLARIMIZI BİTTİ Mİ SANDIN?
Acı çekmenin, hayatın anlamlarından biri olabileceğini düşündünüz mü hiç? Kayıp cennetin dahi çocukları, yeni albümleri ''Faith Divides Us - Death Unites Us'' ile kalbimizi parçalamaya devam ediyor.
''HEDEFİM DİNLEYİCİLERİMİ HARİKA BİR SEYAHATA ÇIKARMAKTIR''
Gotik metal'in prensesi Liv Kristine, Leaves' Eyes ile türün en iyi örneklerine imza atmaya devam ediyor. Liv'le görüştük...
BÖLÜM 2:
* METAL DÜNYASININ KEPAZE OLAYLARI TOP 10 Bu derleme yazı için sizden gelen ''bi daha, bi daha'' baskısının önünde fazla direnemedik, yazarlarımız Mert ve Des Mond'u ikna ettik ve 10 kepaze olay daha hazırlattık. İyi okumalar...
BEYAZ PERDEDE ROCK & METAL FİLMLERİ:
* Bölüm 1 Nasıl futbol sadece futbol değilse, rock da sadece rock, heavy metal de sadece heavy metal değildir! Birer müzik türünün ismi olmalarının dışında hayatın her alanına etkide bulunan birer kültürdür rock ve metal. Sanata da yansır etkisi, çizgi romanlara, korku edebiyatına ve tabii ki dünyanın yedinci harikası sinemaya da... Gelin şimdi rock ve heavy metal'in beyazperdedeki izdüşümlerini bir irdeleyelim...
Bütün dosyalar
ANASAYFA | İŞ FIRSATLARI | BİZE ULAŞIN | KÜNYE | ABONELİK
© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.